img_19725 Kasım 2016 tarihinde saat 14.00’da Ercan Çemberinde Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’yı İsviçre yolculuğuna sembolik bir eylemle beraber çözüm ve barış istenciyle uğurladık. Basın bildirimiz aşağıdadır:
Çözüm ve Barış İstiyoruz
Çözüm ve Barış Platformu bileşenleri olarak, Sayın Akıncı ve Sayın Anastasiadis’in ulaştıkları kritik eşiği önemsiyoruz. Önümüzdeki günlerde İsviçre’de gerçekleştirilecek olan yoğunlaştırılmış müzakere sürecinin Kıbrıs Sorununun çözülmesi için en önemli dönemeçlerden biri olduğunun farkında olarak liderlere bu süreçte Çözüm ve Barış dileğimizi bir kez daha hatırlatmak isteriz.
Platform olarak, sürecin önemli ve hassas olduğunun bilincindeyiz. Dün iki toplum liderinin peş peşe gerçekleştirdiği açıklamaların iki taraftaki önemli yakınlaşmaların olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Kıbrıs’ı ülkesi olarak benimsemiş her insanın özgür, adil ve huzur içinde yaşayabileceği düzenlemelerin dikkate alınarak bu konularda uzlaşıldığını not ederken, henüz uzlaşılamayan meselelerin olduğunun da farkındayız.
Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların endişeleri, arzuları ve hassasiyetlerinin bilincinde olarak, Mont Pelerin’degerçekleşecek olan yoğunlaştırılmış süreçten belli başlı beklentilerimiz vardır. Bu beklentilerimiz içinde mülkiyet kriterlerinin netleştirilmesi vardır. Bu sayede hem Kıbrıslı Türklerin hem de Kıbrıslı Rumların gündelik hayata dair kaygılarının giderilmesi mümkün olacaktır. Aynı zamanda bu sayede Kıbrıslı Türkler kendi mallarına mal diyebilecektir. Bir diğer beklentimiz dönüşümlü başkanlığın teyit edilmesidir. Kıbrıslı Türkler için dönüşümlü başkanlığın politik eşitlik açısında yüksek önem oluşturmaktadır. Bunun teyit edilmesi ile Kıbrıslı Türklerin 1963’te yaşadığı ve bugün devam eden travmalarının ve olası hak ihlallerine dönük çekincelerinin karşılanacağına inanıyoruz. Toprak ile ilgili gerekli düzenlemelerde uzlaşmanın sağlanarak iki tarafın kabul edebileceği bir toprak düzeninin oluşturulmasını umut etmekteyiz. Mülkiyet hakkı ve Dönüşümlü başkanlık için Kıbrıslı Türklerin talep ettiği koruyucu tedbirlerin karşılığı olarak toprak iadesini yapılarak karşılıklı bir uzlaşının sağlanmasının önemli olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda, ara formül olarak kimi bölgelerde federal kantonal bölgelerin oluşturulması gibi yaratıcı çözümleri de desteklediğimizi belirtmek isteriz. Son olarak bu sürecin başarılı olduğunun teyidi açısından güvenlik ve garantiler konularının tartışılacağı çoklu konferans tarihinin belirlenmesini de önemsiyoruz.
Doğu Akdeniz’de savaşların, darbelerin ve kanın hüküm sürdüğü bu günlerde, Kıbrıs’ta barış mümkündür. Kıbrıs’ta yaşayan toplumlar da yaşayabilir bir barışı arzulamaktadır. İki bölgeli siyasi eşitliğe dayalı federal bir Kıbrıs’ın tesis edilmesi mümkündür. Bunu hem Kıbrıslı Türkler hem de Kıbrıslı Rumlar arzulamaktadır. Bu aşamada bugüne kadar yoğun bir şekilde çalışan liderler ve ekiplerinin de bundan sonra cesaretli adımlar atmasının zamanı gelmiştir.
Çözüm ve Barış Platformu olarak liderlere çağrımızı yenilemek istiyoruz: İlerleyin ve Kıbrıs’a barışı getirecek adımları atın.