“BELİRSİZ BİR NOKTADA OLSAK DA TÜNELİN SONUNDA IŞIK OLDUĞUNA İNANIYORUM”

Çözüm ve Barış Platformu adına Cenevre’de bulunan ve müzakereleri yakından takip eden Mertkan Hamit, Cenevre’den edindiği izlenimleri Kıbrıs Postası’na aktardı.

(Kıbrıs Postası – Rüstem Tüccar)

Kıbrıslı liderler, uzun bir aradan sonra ilk kez gerçekleştirilen uluslararası Kıbrıs konferansı öncesinde, dün Cenevre’de yeniden bir araya geldi.

BM’nin Cenevre’de bulunan Milletler Sarayı’nda, “Kıbrıs Cumhuriyeti” Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis, ve KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın liderliğindeki heyetler, dün itibariyle yoğun müzakerelere başladı.

Kıbrıs ve dünya basınından büyük ilgiyle takip edilen zirvede, ülkemizden birçok gazeteci müzakereleri yerinden takip ediyor.

Çözüm ve Barış Platformu adına Cenevre’de bulunan ve müzakereleri yakından takip eden Mertkan Hamit, gazetemize yaptığı değerlendirmede, müzakere süreci ve Cenevre görüşmeleriyle ilgili açıklamalarda bulundu.

“BU NOKTADAN SONRA KIBRIS TÜRK TARAFI KARŞISINDA KIBRIS RUM TARAFININ DA ELİNİ AÇMASI BEKLENİYOR”

İlk izlenim olarak “Gördüğüm kadarıyla Cenevre zirvesi ilk anda istenildiği kadar hızlı bir şekilde başlamadı. Taraflar al ver pozisyonuna geçemediğini söyleyebiliriz. Büyük bir pazarlık yapabilmek için öncelikle kozların gösterilmesi ve bunların açılması gerekiyor” diyen Hamit, Kıbrıs Türk tarafının, bu açılımların başına toprak oranını koyduğunu ifade etti.

Bunun yapıcı bir nokta olduğunu ifade eden Hamit, “Bu noktadan sonra Kıbrıs Türk tarafının karşısında, Kıbrıs Rum tarafının da elini açması bekleniyor. Burada beklenen ise dönüşümlü başkanlık ve etkin katılım gibi konularda açılımların yapılması” dedi.

“KRİTİK SÜREÇTE ÖNEMLİ BİR KONU RESMEN KONUŞULMAYA BAŞLANIYOR”

Dönüşümlü başkanlık ve etkin katılım gibi konularda açılımların gerçekleşmediği takdirde, her şeyin son aşamaya kalma ihtimalinin ortaya çıkacağını ifade eden Hamit, “ Bu bir taraftan büyük bir pazarlığın olacağını gösterirken, diğer taraftan bunun tüm konuların sonuçlanmasına izin vermeyeceğini gösterir.

Bu açıdan düşündüğümde, kritik süreçte önemli bir konu resmen konuşulmaya başlanıyor” dedi.

“Kıbrıs sorunun son aşamasının bu halde olmasının en büyük sebebi, Türkiye’nin Kıbrıs’a olan müdahalesi ise, bunun yaratılan askeri sonuçlar olarak görüldüğünü söyleyebiliriz” diyen Hamit, “Belki sorunun tek boyutu bu değildir ama en önemli boyutlarından biridir. Bu açıdan bu konunun konuşulmaya başlaması yeni bir boyuttur. Bunun başlaması kadar devam etmesi ve sonuçlanması da gerekiyor. Bu boyutta baktığımda, esas olan garantilerin konuşulup tamamlanmasıdır. Bunun da teknik bir konuşma değil, ciddi bir pazarlık olduğunu ortaya koymamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“BELİRSİZ BİR NOKTADA OLSAK DA TÜNELİN SONUNDA IŞIK OLDUĞUNA İNANIYORUM”

Gelinen noktada, sürecin, sıkışık ve tıkanıklıkla başladığını ifade eden Hamit, bunun yavaş yavaş çözüldüğünü ifade etti.

Hamit, “Belli adımlar atılıyor ve pazarlık pozisyonları belirleniyor. Pazarlık pozisyonlarının netleştirilmesi önemlidir. Pazarlık pozisyonlarının ardından tarafların ellerini göstermesi ve buna göre al ver yapılması gerekecek” dedi.

Şu an sürecin bu noktada olduğunu ifade eden Hamit, sonuç alabilmek için liderlik gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Hamit, “Liderler bunu yapacak mı yoksa garantör ülkeleri bekleyerek hareket edecekler mi bunu sanırım son aşamada anlayacağız” diyerek belirsiz bir noktada olsak da tünelin sonunda ışık olduğuna inandığını vurguladı.

“SÜRECİN BURADA TAMAMLANMASI MÜMKÜN OLMAYACAK İNANCINDAYIM”

Sürecin devamıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Hamit, “Sürecin burada tamamlanması mümkün olmayacak diye düşünüyorum. Ani ve beklenilmeyecek boyutta şaşırtıcı olacak bir açılım beklentim yok. Ancak, sürecin başarılı olup olmama koşullarını ölçebileceğimiz yöntem ilerlemelerin ne derece olduğu ile ilgilidir” dedi.

Kıbrıs Türk tarafını tatmin edecek noktaları daha önce de belirttiğini dile getiren Hamit, “Bunlarda ilerleme oldu mu diye bakmamız gerek. Kıbrıs Rum tarafını tatmin edecek noktalar ise toprak ve garantilerle ilgili. Garantilerle ilgili sonuç bir günde alınamayacağına göre Rum tarafı, topraktan yana tatmin olmak isteyecektir bu da artık yüzdelikle ilgili değil harita ile ilgili olacaktır” dedi.

Sürecin tamamlanamayacağını ve dolayısıyla ikinci bir Cenevre Zirvesi’nin olacağını düşünen Hamit, “Muhtemelen masaya haritanın geleceğini de farz ettiğimizde, bir sonraki zirvenin çok yakın zamanda olacağını düşünebiliriz” dedi.

“KIBRIS RUM BASININDA BİRKAÇ KİŞİNİN, BUGÜNÜ KIBRIS TÜRK HEYETİNİN KALDIĞI HOTELDE GEÇİRDİĞİNİ GÖZLEMLEDİM”

Öte yandan basının zirveye yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Hamit, “Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk basının ilgisi yoğun. Zaten Kıbrıs Türk gazetesinden çalışanlar yoğun bir şekilde çalışıyor. Sosyal medya ile anlık güncellemeler yapılıyor. Kıbrıs Rum basınında da ciddi bir ilgi var” dedi.

Dün bazı belgeleri bir Kıbrıs Rum gazetesine sızdırılmasının Kıbrıs Rum müzakere ekibinde büyük rahatsızlık yarattığını ifade eden Hamit, “Bu sebeple Kıbrıs Rum basınında birkaç kişinin, bugünü Kıbrıs Türk heyetinin kaldığı hotelde geçirdiğini gözlemledim” dedi.

Bunun da, iki tarafın sesini aktarma kaygısını gösterdiğini ifade eden Hamit, “Sanırım bunlar son derece önemli noktalar” dedi.

“KIBRIS SORUNU ARTIK ULUSLARARASI BOYUTTA ÖNEM VERİLEN BİR KONU HALİNE GELDİ”

Hamit, uluslararası basının da müzakereye yoğun ilgisi olduğuna dikkat çekerek, “Ben doğrudan karşılaşmadım ama ciddi anlamda yayınlanan çok fazla makale olduğunu gözlemliyorum. Sanırım uzun zamandan sonra Kıbrıs sorunu yine önem gösterilen bir konu haline geldi” dedi.

Bu ilginin bir sebebinin de İngiliz Dışişleri Bakanı’nın müzakerelere katılacak olması olduğunu ifade eden Hamit, “Bu da bize bu sürecin, Kıbrıslıların ötesinde, uluslararası boyutta önem verilen ve sonuçlanacağı beklenen bir konu haline geldiğini göstermektedir” dedi.

http://www.kibrispostasi.com/mertkan-hamit-belirsiz-bir-noktada-olsak-da-tunelin-sonunda-